
Beklenen derbi maçı tam bir rezalete dönüştü. İki takımda lige resmen havlu atmış oldu. Gelmiş geçmiş en kalitesiz Fenerbahçe Galatasaray maçlarından biriydi. Genel olarak ilk 15 dakka dışında iki takımında gol atmaya çok niyeti yoktu zaten. Birçok kişiye göre beraberlik iki takıma yaramıyor gibi gözükse de aslında iki takımda beraberliğe razı oyun oynadılar.
Fenerbahçede guiza istikrarını bozmadan çok kötü bir oyun oyadı. Semih, deivid, uğur boral da çok kötüydü. Özellikle burada semih için bir parantez açmak istiyorum. Ziconun iki sene boyunca semihi neden sonradan oyuna soktuğunu anladım sanırım. Semih 90 dakika futbolu kaldıramıyor. Özellikle 2-3 maçtır son yarım saatlerde çok güçsüz kaldı ve ayağında top tutamadı. Sonradan oyuna girip gol atan Semihin yerinde yeller esiyor. Maçın başında kendi kendini sakatlayan gökhan gönülde sahayı erken terk etmesi fenerbahçe için büyük bir şanssızlıktı. Selçuğun yerine oyuna giren deniz barış ve emre belezoğlu ise fenerbahçede iyi oynayan oyunculardı.
Galatasarayın hücum hattı da genel olarak formsuzdu. Ümit, arda, lincoln bekleneli veremedi. Aslında ümitten ve lincolnden çok şeyler beklenmemesi lazımdı. Bütün sezon boyunca hiç bir varlık gösteremeyip siftah bile yapamayan ümit ile aylardan beri maç yapmayan gamsız lincolnun maçı çevirecek oyuncu olmaları beklemek ancak hayal olurdu. Kewell maçın ilk yarım saatinde etkili bir oyun oynadı ama ikinci yarı o da yoruldu ve etkisiz kaldı. Hele iki yarının ortasında galatasaray kontra atağı çıkarken, korner direğine oraya attığı pas, şut karışımını maçı bütün seyredenleri çok etti. Galatasarayda ayhan ve barış standart oyunlarını oynarken, beni en şaşırtan mehmet topalın sakatlıktan çıkmasına rağmen iyi bir mücadele ortaya koymasıydı.
Maç hakkında konuşurken hakeme ve maç sonu olaylara değinmeden olmaz. Fırat aydınus maç boyunca fazla hümanistti. Maçı hep bir denge politikası içinde götürmeye çalıştı. İlk sarı kartları çıkartmakta çok geç kaldı. Emre aşığın roberto carlosa yaptığı faulden sonra ilk kartı çıkarması gerekiyordu.
Maç sonundaki olayları ise kırmızı kartlar konusunda vukuatlı olan lugano ve emre aşık arasında tartışmayla başladı ve 50 metreden koşarak gelen arda ile olaylar daha alevlendi. Bu olaylarla ilgili beni en çok şaşırtan gelişme volkanın bu olaylara müdahale etmemesiydi. Normalde sahalardaki kavgaların aranılan adamı olan volkan bu sefer olay yerinden uzak kalmıştır. Fakat sonradan gazetelerden okuduğumuza göre bu olaylar sırasında volkan tribünlere dönerek taşakları kaşıyormuş. Galatasaray taraftarıda bu yüzden delirmiş ve numaralı üst tribündekiler alt taraftakileri öldürmeye teşebbüs etmişlerdir. Fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla delirinecek birşey de görmedim. (Bu konuda stada gitmiş arkadaşlarımızın daha fazla bilgisi varsa dinlemek isterim.)

Maç sonu olaylarıyla ilgili olarak emre aşık futbol litaretürüne geçmiştir. Şu ana kadar maç içinde futbolcuların rakiplerine yaptıkları türlü türlü hareketler gördük. Ama rakibinin göbeğini ısıran futbolcunun futbol tarihinde ilk olduğunu düşünüyorum. Daha önce vedat inceefe ankaragücü forvetiyle mücadele ederken sırtını ısırmıştı ama bu göbek olayının bir örneğinin daha olacağı sanmıyorum. Bir insan hangi psikoloji içinde rakibinin göbeğini ısırmayı düşünür? benim aklıma tek bir seçenek geliyor. Sadist-Gay emre aşık, lugano'nun sikini ısırma fantazisi gerçekleştirmek istemiş fakat son anda yorgunluğun etkisiyle siki yerine göbeğini ısırmıştır.

Maç sonunda ise Adnan Polatın yaptığı açıklamaları gülünç buluyorum. İki takımında ligden devre dışı bırakılması için hazırlanmış bir senaryonun uygunlandığını söylemiş. Bu iki takımın bu gülünç durumlara düşmesinin tek nedenin çapsız yönetim ve çapsız başkanlardır. Başkanların yanlış teknik direktör seçimleri (özellikle GS'de) ve transfer politikasındaki hataları (özellikle FB'de) bu iki büyük takımı sefil etmiştir.
Son söz olarak bu derbinin gerçek galibini kendim olarak görüyorum. Fenerbahçenin Ali Samiyede puan alacağı konusunda Günoyla girdiğim idda sonucunda felekten bir alem kazandım.
Günoya sevgilerimle,