Olmadan dalinda curuyenler burda toplaniyor
5 Ekim 2009
16 Haziran 2009
Sağ kanadı parsellemek
Mehmet Topuz transferi Aziz Yıldırım'ı kesmemmiş olacak ki bu sefer başka bir sağ kanat oyuncusu Özer Hurmacı'yı 4,2 Milyon € + 2 oyuncuya takıma kazandırdı. Benim anlamadığım geçen sezon belki de en fazla adam olan yere ( Deivid-Colin Kazım-Gökhan Emreciksin var mı atladığım?) Gökhan Emreciksin'i yollayıp 2 tane daha adam alındı hem de para olarak 13 Milyon € civarı birşey harcayıp. Bu kadar adamdan belliki bazıları oynamayacak ve bu büyük ihtimalle daima Özer Hurmacı olacak.. Sol kanatta Uğur Boral'ın alternatifi yokken sağ kanada bu kadar adam almak pek akıllı bir iş olmadığından bu konuya girmeyeceğim bile...
Tek merakım Özer Hurmacı'nın ne düşündüğü.. Türkiye'deki 3 büyüklerden birinde oynamak hayalin olabilir ama unutmamak gerekir ki hayalin oynamak takımda bulunmak değil.. Bu gidişle bu sağ kanat bolluğu içinde Rapstar Colin'le birlikte son iki tercihi oluşturacaksınız. Bunu görmek için çok zeki olmayada gerek yok, kendini bitirmek için çok güzel bir tercih yaptı bence Özer...
Ben onun yerinde olsam ne yapardım? Basit... Ya Beşiktaş'a giderdim (istiyolarsa) ya da kesinlikle oynayacağımı bildiğim klübümde 1 sene daha oynayıp kendimi daha da geliştirirdim... Şu zamanlar kesinlikle oynayamayacağım 2 takım olan Galatasaray'a ve Fenerbahçe'ye kesinlikle gitmezdim. Beşiktaş'ta kesin ilk 11'de oynardı bu adam hem de Şampiyonlar Ligi'nde..
13 Haziran 2009
Elbet Bir Gun
Beklenen oldu ve Mehmet Topuz yilligi 2.3 milyon euroya 3 sene icin Fenerbahce'ye imza atti. Son sozu, soylemesi gereken adam, Aziz Yildirim bizzat Kayseri'ye gidip soyledi ve artik kangren noktasina gelen bu transfere noktayi koydu. Gitti, aldi, getirdi o kadar.Bu saatten sonra Topuz bu kadar tantanaya, o kadar paraya deger mi die tartismak anlamsiz. Onumuzde cikarilmasi gereken cok daha onemli dersler var cunku. Ilk olarak Topuz gibi sark kurnazlarina ders olsun; once Fener beni alsin diye geceyarilari telefon actirip sonra 50 milyon dolar verseler gitmem die aciklamalar yapan adam iste bugun kopek gibi imzayi atar. Ikincisi Demiroren gibi adam yoklugunda baskan secilip kendini bi bok sananlar, bundan sonra Fenerbahce'yle, baskaniyla inatlasmadan once kendi acizliklerinin, ezikliklerinin farkina varicak, haddini bilerek konusacak. Sinan Engin gibi kasarlar ona buna senin arkanda Besiktas camiasi var die gaz vermeden once karsilarindaki camianin buyuklugu karsisinda susmasini ogrenecek. Tabi bunlar bu kadar yuzsuzun oldugu yerde hemen olmayacak, ne bugun, ne de yarin ama elbet bir gun, iste o gun herkes Fenerbahce buyuklugunu anlayacak.
13 Mayıs 2009
Olmuyor

Olmayinca olmuyor demekki, baska ne denir bilmiyorum bu duruma. 2 hafta onceki mactan bu maca ne degisti onu da bilmiyorm ama macin hakki Besiktas'indi o kesin. Fenerbahce camiasina boyle bi sezona boyle bi final yakisirdi, ondan isabet oldu bu sonuc. Maca gelirsek Fener kendini cikardigi ilk 11'den belli ediyor ztn, karman corman bi takim, bekte Ali Bilgin, stoperde Gokhan Gonul oynuyor daha ne denir ki? Oyuncularin cogu unumu eledim, bide elegi assam super olcak modunda cikmis sahaya. Niye Babacan o da belli degil, sanki hersey tam, bi genc kaleci kazanmadigimiz kalmis. Bu arada Ugur'un cikip yerine Semih'in girmeside 50 best mac donduren oyuncu degisikligi arasina rahat girer. Dede'nin yerinde mudahelesiyle ztn kor topal oynayan takim hepten abandone oldu, kurt hoca yine kurtlugunu gosterdi kisacasi. Skor 2-1'ken orta sahanin Selcuk, Deniz'e donmesi de cok etkili oldu, hem trajik hem komik mac 4-2 bitti. Ki Deniz'ide adam 40 yilin basi form tutmusken kizaga cekip, gecen macta kalayi bastiktan sonra sen ne umdun ne buldun bu adamdan anlamak mumkun degil. Okcu'nun Besiktas aski ise bambaska bi hikaye..

Obur tarafta Besiktas daha istekli, daha arzuluydu. Karakartallar genel olarak iyiydi ama Yusuf, Ernst ve Holosko goze batan isimlerdi. Buarada Ersnt'e gercekten helal olsun, herif oynadigi her mac tek basina topluyor orta sahayi, yanindaki keraneci Cisse bile feyz alarak biraz biraz top yapmaya basladi. Denizli ekstra bisey yapmasada en azinda isini dogru yapti. Sari karti olan Toraman'i cikarip Ibrahim'i almasi yerindeydi, ama Deli Ibo bi turlu yerinde durmadi, gol atmaya fln calisti. Baska baska Bobo'nun fuzesi disinda gollerin hepsi birbirinden osuruktu. Boyle defans kurgulari olmaz olsun gercekten, gotunden sut cikar gol, yuruye yuruye kaleye gir gol, aksir gol, tiksir gol birader. Penaltida buyuk yalandi ama dakka 90, skor 4-1, hala hakeme itiraz eden Besiktaslilar ondanda yalandi.

Velhasili kelam, Besiktas bir kupayi almis, digerinide gozune kestirmis durumda yoluna devam ediyor. Fener ise artik bu macla resmen kepenkleri indirdi. Bu sezonki sefillikte emegi gecen herkese sahsen tesekkur eder, gozlerinden operim.

11 Mayıs 2009
İbrahim Akın Fenerbahçe'de!

Sabah gazetesinin haberine göre: "25 yaşındaki futbolcu, yaptığı açıklamada, "Fenerbahçeli yöneticilerle görüştüm. Aradaki ufak pürüzler dışında anlaşmaya vardık. Büyük ihtimalle seneye sarı-lacivertli formayı giyeceğim" açıklamasında bulundu.
2 Milyon Euro
Golcü futbolcunun menajeri Metin Öztürk de ile temas halinde olduklarını doğruladı. İbrahim Akın'ın kulübüyle sözleşmesinin devam ettiğini kaydeden Öztürk, "Fenerbahçe ile önümüzdeki pazartesi görüşeceğiz. Büyükşehir, bonservis bedelini 2 milyon euro olarak belirledi. Bu rakam üzerinden pazarlık yapılacak. Galatasaray'da devrede ancak önceliğimiz Fenerbahçe'de" diye konustu.
Kaynak: Milliyet.com.tr
4 Mayıs 2009
29 Nisan 2009
+1
Fenerbahçe’nin önce kulüp olarak kendi reflekslerinden uzaklaşması, spor branşlarında da aynı tarzın kabul göreceğinin göstergesiydi aslında. Fenerbahçe’yi ayrı bir kimlik olarak kabul ettiren karakter “isyan”dır. Kuruluşundan bu yana “tahakküme” isyan etmiştir Fenerbahçeliler… Savaşta işgalcilere, ihtilallerde darbecileri, spor sahalarında şaibecilere karşıydılar. Ama süreç Fenerbahçe’nin kendi içinde yaşattığı bu geni yok eder hale geldi., Ne oldu? Kulübe dikta geldi. Son Divan Kurulu toplantısında, kendilerini rakipsiz ve seçeneksiz görenlerin ne kadar güçlü olduğu ortaya çıktı. Kulübün akil kesimi, en az 25 yıllık üyelerinin bulunduğu mecliste alkış sesleri ile, yanlışların onaylanmasını izledik. 100 milyon doların boşa harcanması, kafaya gore teknik adamlarla alınan sonuçlar kimsenin umurunda olmadı. Ordakilerin bir bölümü mayıs’ta yapılacak seçime rakipsiz girmeyi neredeyse garantileyen Aziz Yıldırım’a kendilerini sevdirmeye çalıştılar. Bu ortamın son üç senede nelere mal olduğu ortada. Sahipsizlik veya suskunluk, peşinde daha beterini de getirecektir. Eleştirmek, Aziz Yıldırım’a karşı olmak değil, Fenerbahçeliliğin gereğidir. Ama öylesine tepkiler geliştirdiler ki, ağzınızı açsanız, kulüp düşmanı ilan edildiniz. Yeni yapılan tüzüğe konulan maddeler de, sizi ihraç sehpasına kadar taşıyacak yetenekte. “Adaylığı düşünüyorum” diyen Şadan Kalkavan orada yok. Madem kolları sıvayacaksın, kongre öncesindeki bu toplantıda eteğindeki taşları dökeceksin. Sen yapmak istemiyorsan, ekibini bu işle görevlendireceksin. Yanlışlar tartışmaya açılmadığı sürece Aziz Yıldırım’da herkesi kendisinin doğru yaptığına inandığını zanneder. Ama kulübe bile gelmedi Kalkavan… Kongre günü eğer kürseye çıkarsa, ne diyecek merak ediyorum? Takımın durumu ortada. Aragones hafta hafta bitirdi oyuncularını. Hem fizik, hem de moral olarak. Sakatlıkların ardı arkası kesilmiyor. “Disiplinli” denilen hocayı oyundan çıkarken alkışlayanlar, formasını fırlatanlar, bir tarafını dönüp gidenler gırla… Yardımcıları İspanyol gazetelerine “futbolcular dediklerimizi yapmıyorlar” diyerek başarısızlığı açıklamaya çalışıyor. Başkan görevde kalmak için, internet sitesinden “devam etmeli” diye beyanlar düzenletiyor. Kafasına gore hocası için de, “Aragones kalmalı” şeklinde bir açıklama furyasını beklemeye başladık. Hatta, “Aslında Guiza iyi futbolcu” diye de açıklamalar yaptırtabilir adamlarına. Fenerbahçe Kulübü bu son üç senedeki kadar hiç bu kadar sahipsiz, denetimsiz, başı boş kalmamıştı. Aziz Başkan, bu “tek reislik” apoletiyle, yine eski yönetim tarzını, “yaptım oldu” mantığını sürdürür, tribünleri bölmeye devam eder, sesini yükseltenleri kulüpten atıp, ağzını açanlara hakaretlerle yanıt vermeye devam ederse, sezon sonuna kadar “Dede’ni de al, git” diyenler çoğalacaktır. Üstelik bunu söyleyenler kulüpten veya kendisinden beklentiler taşıyanlar değil, tribünden takımlarını yaşayanlar olacak. Bir başkan için daha kötüsü zaten olamaz…Klasik bir Gurcan Bilgic yazisi; Fenerbahce'deki sorunlarla ilgili cok dogru tespitler var ama peki ya cozumler? Aziz Baskan gitsin gitmesinede, ondan sonrasi ne olacak bana ondan haber verin Gurcan Bey. O gitsin, bu gitsin bende diorum, sen bu is icin tonla para aliyosun, reva mi?
26 Nisan 2009
Darulaceze

Allahim cildircam, ulan dusenin dostu fenerbahce die tassakoglani ettin takimi yedi duvele, hala onumuzdeki kupa finaline bakicaz diyosun. Siktir git a.k bakma hicbiseye, arkana bile bakmadan siktir git Fenerbahce'den.
17 Nisan 2009
Dünya derbisi
Bu aralar her yerde çok konuşuluyor. Daha doğrusu çok yerin dibine geçiriliyor.



13 Nisan 2009
END OF THE ROAD



Maç sonunda ise Adnan Polatın yaptığı açıklamaları gülünç buluyorum. İki takımında ligden devre dışı bırakılması için hazırlanmış bir senaryonun uygunlandığını söylemiş. Bu iki takımın bu gülünç durumlara düşmesinin tek nedenin çapsız yönetim ve çapsız başkanlardır. Başkanların yanlış teknik direktör seçimleri (özellikle GS'de) ve transfer politikasındaki hataları (özellikle FB'de) bu iki büyük takımı sefil etmiştir.
Son söz olarak bu derbinin gerçek galibini kendim olarak görüyorum. Fenerbahçenin Ali Samiyede puan alacağı konusunda Günoyla girdiğim idda sonucunda felekten bir alem kazandım.
Günoya sevgilerimle,
12 Nisan 2009
Denk mi?
Ben beğendim

Televizyonda herkes gs-fb maçının ne kadar kötü ve utanç verici olduğunu konuşuyor. Ben tam tersini düşünüyorum. Derbi dediğin böyle olur. Bol kırmızı kart ve kıyasıya mücadele. Kaliteli futbol seyretmek zordur.
Bu geceki maçta da mücadele ve heyecan boldu. 0-0 yerine 2-2 bitse tabi daha iyiydi ama olmadı. Defans oyuncuları formdaydı.
Maçtaki olaylarla ilgili çok konuşulur ama kim ağzını açarsa açsın hemen gassaray-fener sidik kavgasına dönüşür, manasız olur.
Benim için çok önemi yoktu derbinin maçtan önce. galatasaray kazansa da birşey değişmeyecekti. şampiyonluğu, ikinci hamburg maçında lincoln oyundan çıkarken kaybettik zaten. daha sonraki haftalarda da avrupaya katılma şansını da yitirdik. Bu maçı kazansak galatasaraya değil yönetime ve bülente yarayacaktı sadece.

Maçla ilgili dikkatimi çeken birkaç noktaya değinmek istiyorum. Çoğu fenerli oyuncularla ilgili ama lincolnle başlayayım.
son 30 dakika oyuna girdi ve hiçbir şey yapmadı. Hemen eleştirildi, bu maçta da oynamayacaksa hangi maç oynayacak diye... Yauuvv, sen adamı kaç haftadır oynatma. maç oynama alışkanlığını kaybetsin. sonra da yarım saatte maçı alsın. sihirbaz mı bu herif? Bu maçı almasa bile eskişehir ve trabzon maçlarını alırdı. Bu maçın da bir anlamı olurdu. Lincoln'ü küstürmenin hiçbir açıklaması olamaz bence.
Bu guiza da ne kötü bir adammış kardeşim. Maç boyunca bir tane olumlu hareket yapmadı.
Anlayamadığım bir şey de Volkanın topu oyuna sokarken vakit geçirmesiydi. Sanırsın birkaç puan önde geldi fenerbahçe.
Bir de son olarak selçuk mevzuu var. adam oyundan çıkarıldı diye isyan etti, kale direğini tekmeledi. hadi lincolnü, sergeni falan anlıyorum da selçuk kim yauuv?.. enteresan valla.
23 Mart 2009
20 Mart 2009
100 °C
Bir turlu emreciksin’i ilk 11e koyamazsan, son haftalarda hasbel kader takimin en iyisi olan deniz’e kesik atarsan, daha 4. dakikada gelen golun ustune yatmaya calisirsan, takimin en diri adamini cikarip yerine sahada ufo gibi dolasan dalyarrak vederson’u oyuna alirsan, bunlar olur sevgili dede. 90 dakikada yemesen, 94’te yersin. Mactan sonra niye iyi oynamadik anlayamadim dersen, affedersin ama seni kim neye taksin?Evet senor aragones artik suyun iyiden iyiye isindi, seni artik ne yedek kulubesinin golgesi, ne avrupa kupasinin hatirasi kurtarir, bir derbi yenilgisine, ispanya’ya tek gidis biletini cebine verirler.
Buarada futbol oynamayi deli danalar gibi saga sola carpmak sanan Bursaspor’lu oyuncularda yatsin kalksin Sercan’a dua etsin.
Blog Archive
-
▼
2010
(14)
- ► 06/06 - 06/13 (1)
- ► 05/30 - 06/06 (2)
- ► 04/04 - 04/11 (1)
- ► 03/21 - 03/28 (1)
- ► 02/21 - 02/28 (1)
- ► 01/31 - 02/07 (1)
- ► 01/24 - 01/31 (3)
- ► 01/17 - 01/24 (1)
-
►
2009
(328)
- ► 12/27 - 01/03 (2)
- ► 12/13 - 12/20 (2)
- ► 12/06 - 12/13 (4)
- ► 11/29 - 12/06 (1)
- ► 11/22 - 11/29 (10)
- ► 11/15 - 11/22 (6)
- ► 11/08 - 11/15 (5)
- ► 11/01 - 11/08 (1)
- ► 10/25 - 11/01 (5)
- ► 10/18 - 10/25 (10)
- ► 10/11 - 10/18 (12)
- ► 10/04 - 10/11 (11)
- ► 09/27 - 10/04 (5)
- ► 09/20 - 09/27 (3)
- ► 09/13 - 09/20 (11)
- ► 09/06 - 09/13 (6)
- ► 08/30 - 09/06 (8)
- ► 08/23 - 08/30 (11)
- ► 08/16 - 08/23 (6)
- ► 08/09 - 08/16 (6)
- ► 08/02 - 08/09 (4)
- ► 07/26 - 08/02 (8)
- ► 07/19 - 07/26 (12)
- ► 07/12 - 07/19 (7)
- ► 07/05 - 07/12 (17)
- ► 06/28 - 07/05 (18)
- ► 06/21 - 06/28 (16)
- ► 06/14 - 06/21 (10)
- ► 06/07 - 06/14 (9)
- ► 05/31 - 06/07 (9)
- ► 05/24 - 05/31 (7)
- ► 05/17 - 05/24 (7)
- ► 05/10 - 05/17 (11)
- ► 05/03 - 05/10 (8)
- ► 04/26 - 05/03 (9)
- ► 04/19 - 04/26 (11)
- ► 04/12 - 04/19 (15)
- ► 04/05 - 04/12 (1)
- ► 03/29 - 04/05 (5)
- ► 03/22 - 03/29 (13)
- ► 03/15 - 03/22 (6)

